|
|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
ürün var |
|
BASI YARASI NEDİR, NASIL OLUŞUR VE BASI YARASINDAN NASIL KORUNUR? ![]() Son Güncelleme : 2010-02-07 23:28:41
YATAK YARASI
( BASI YARASI ) NEDİR? Uzun süre boyunca sırtüstü, yüzüstü
veya yan yatma sonucunda basınç altında kalan bölgelerde oluşan yaralara bası
yarası denir. Genellikle yaşlı hastalarda görülen bu yaralar, kısa zamanda
derin ülserlere dönüşür hatta vücut içi boşluklara kadar ilerleyebilir. Hastaların yaklaşık %70’den fazlası 70
yaşın üzerinde olup bu yara sebebiyle hastayı kaybetme riski yüksektir. Normalde
herhangi bir bası yarasının 15- 20 gün içerisinde iyileşmesi gerekirken yaraya
olan basıncının devam etmesi, devamlı aynı tarafta yatan hastada oluşan doku
ödeminin (dokunun kanlanmasını bozar.) idrar ve gaitadan bulaşan
mikroorganizmalarla enfekte olması, yarayı kronik ilerleyici duruma dönüştürür.
Yaranın ilk oluşum zamanında deride görülen değişiklikler aslında buz dağının
görülen kısmıdır. Doku hasarının çoğu deri altında başlar ve daha sonra deri
yüzeyinde kendini gösterir. YATAK YARASI NASIL
OLUŞUR? Öncelikle yatak yarasının nasıl
oluştuğunu bilmek problemin çözümü için şarttır. Dokularımız son olarak kapiller damarlar tarafından
kanlanır. Nasıl ki içinden su geçen bir hortumun üzerine içindeki suyun
basıncından daha yüksek basınçla basarsak hortumdan su akmazsa, aynı şekilde
kapiller damarlar üzerine kapiller kan basıncından daha yüksek bir basınç
uygulanırsa kan akımı kesilir. Bu kesintinin süresi ve basıncın büyüklüğü bası
yaralarının oluşum sürecini etkiler. Bunun anlamı; basınç ne kadar yüksek
olursa yatak ülseri o kadar kısa sürede ve şiddetli oluşur. Basınç 45
mm Hg’den küçükse sadece küçük venüllerde tıkanma oluşur. Basınç 45mm Hg’den
büyükse arteriollerde tıkanmalar ve iskemi oluşur. Örneğin 70mm Hg basınç
altında 2 saat içinde dönüşümsüz doku hasarı meydana gelir. Günlük hayatımızda otururken
uzanırken hatta uyurken bilinçsizce yaptığımız vücut
hareketleri ve pozisyon değiştirmek bir bakıma fizyolojik korunma
mekanizmasıdır. Böylece vücudun herhangi bir bölgesi uzun süre basınç altında
kalmaz. Fakat özellikle yaşlı, merkezi ve periferal sinir sisteminde hasar olan
hastalarda bu fizyolojik savunma mekanizması bozulmuş olduğundan vücudun
özellikle yere temas eden bölgeleri uzun süre basınç altında
kalmakta ve iskemik hasarla beraber hızla yatak yarası oluşmaktadır ve bu tip
iskemik yaralarda kolaylıkla bakteriyel enfeksiyon gelişmektedir. YATAK YARALARI (DEKÜBİTUS ÜLSERLERİ)
OLUŞMA BÖLGELERİ Bası yaraları vücudun yerle temas eden,
basınç altında kalan ve özellikle kemik çıkıntıların üzerindeki bölgelerinde
oluşur. OTURURKEN; OMUZ
ÜZERİNDE YAN YATARKEN; Kulaklarda, omuzun yan tarafında, leğen
kemiğinin yan bölgelerinde, kalçada, dizde, ayak bilekleri ve yan
çıkıntılarında oluşabilir. YATAK YARALARININ EVRELERİ; Yatak yaralarını beş evreye
ayırabiliriz; Evre 1: Kemik çıkıntısı üzerindeki kızarıklık (basmakla solmaz) ve dokuda sertlik. Evre 2: Deriyi içine alan yüzeyel ülserasyon; klinik olarak abrazyon, bül (içi sıvı dolu baloncuklar) veya yüzeyel krater görülür. Evre 3: Deri
ve derialtı dokuyu içine alan ülserasyon; klinik olarak
derin bir krater görülür. Evre 4: Kas, kemik ve destek dokuları da içine alan derin
ülserasyon. Evre 5: Eklem, vücut boşluklarına (rektum, barsak, vajina, mesane gibi) kadar uzanan
geniş ve derin ülser. Bu evrelendirme, hastanın
tedavisi için plan yapılırken önemlidir. YATAK YARALARINDAN KORUNMAK İÇİN; İlk girişim
noktasal basınçların önlenmesidir. Hastanın düzenli olarak 30° açıyla
döndürülmesi ve
özellikle kemik çıkıntılar üzerine gelen baskıyı daha geniş alana yayarak
basıncı azaltmak için yumuşak yastıkların
kullanılması uygundur. Havalı yatakların veya su yataklarının kullanılması dekubitüs ülserinin gelişme riskini belirgin olarak azaltır. Ancak dünyada ve Türkiye’de
yapılan bir çok araştırma sonucu gösteriyor ki bu tür yaraların engellenmesinde
medikal kuzu postları, havalı yataklara göre daha etkili olmaktadır. Yatak ile riskli bölge arasındaki
sürtünme en aza indirilmelidir ve bu en iyi olarak medikal
kuzu postları ile sağlanmaktadır. Sürtünme ile deride oluşacak küçük bir yırtığın dahi yatak
yarasına dönüşebileceği, idrar ve gayta ile bu küçük sıyrıktan enfeksiyon
gelişebileceği unutulmamalıdır. Çarşaftaki küçük kırışıklıklar hem
noktasal basıncın artmasına hem de deride küçük sıyrıklara neden olabileceği
için hastanın yatağında çarşaflar gergin olmalıdır. Cildin kuru kalmasına, idrar ve dışkı ile temas
etmemesine özellikle dikkat edilmelidir. Cilt, tahriş
etmeyen malzemelerle temizlenmeli, sıcak suyla yıkanmalı sonra
kurulanmalıdır.
|
|
Bu site, IdeaSoft® Akıllı E-ticaret Sistemi ile hazırlanmıştır.